18 Temmuz 2019 Perşembe



yok hala yerim diyorsan bilemem...

Sağlıklı ve ideal kiloda olmanın kalori hesaplamadan veya yoğun egzersiz programlarından geçmediğini hepimiz
biliyoruz artık. Asıl sorun besin değeri olmayan vücudumuza sadece kilo olarak dönen yiyecekler. Yani ŞEKER.
        Şekeri bırakmaya niyetlenip ama bir türlü başlamak için yeterli motivasyonu kendinizde bulamıyor musunuz? İşte sizi harekete geçirecek filmler. Hepsini sıradan izlemek için vaktiniz yok mu o zaman spoiler vermeden kısaca özetleyeyim.

FOOD INC "Yeme içme alışkanlıklarımız son 50 yılda 10.000 yılda olduğundan çok daha fazla değişti..


FOOD INC     "Yeme içme alışkanlıklarımız son 50 yılda 10.000 yılda olduğundan çok daha fazla değişti..
  • Sürekli gelişim kaydeden modern insanın yeme içme alışkanlıkları da aynı hızla değişti. Seri üretim ile birlikte yediğimiz gıdaların ne haline dönüştüğünün filmini görürüz bu belgeselde. Şaşkınlıkla izleyeceğinin garantisini verirken, zavallı hayvancıklara yaptıklarımızı görünce insanlığınızı sorgulayacaksınız. Tohum ve tohumun geleceği de ayrıca ayıntılı yer verilen konulardandır.

FED UP "İnsanların bimesini İstiyorum..."


FED UP        "İnsanların bimesini İstiyorum..."
  • Sürekli yoğun egzersiz yapan ama hala düzenli bir şekilde kilo alan küçük çocuklar ile başlar belgesel. Şeker endüstrisinin tarihsel gelişimi ve çıkarılan kanunlar ile üzerimize oynanan siyasi oyunları anlatarak devam eder. Giren enerji çıkan enerji dengesinin neden yetersiz olduğu asıl önemli olanın besin değerleri olduğunu gözler önüne serer.

SUPER SIZE ME "Şişir beni..."


SUPER SIZE ME "Şişir beni..."
  • Fast food çılgınlığı çağında sağlıkları ciddi anlamda bozulan insanların büyük fast food zincirlerine açtıkları davalardan yola çıkan kahramanımız önce bir dizi sağlık testinden geçip yaş ortalamasının  ideal değerlerine sahip olduğunu kanıtlar. Ardından "şişir beni !!!"  der ve macera başlar tam 30 gün boyunca 3 öğün sadece belli bir markadan beslenir. Sonuç inanılmazdır. Ayrıca okullarda uygulanan beslenme programlarından ve bunu davranışlar üzerine etkisinden bahseder.İlk iki belgesele oranla izlenmesi daha keyifli inkar edilemez.

THAT SUGAR


THAT SUGAR
  • Anne baba olma süreci her insan için hayatı daha fazla sorgulamaya başlayacağı süreçtir. Ama burada bunu bir tık yukarı çıkarıp şeker gerçeğini sorgulayan bir baba adayı çıkıyor karşımıza. Bu belgeselde kahramanımız önce sağlık testlerinden  geçip doktorlarından son derece sağlıklı olduğunun bilgisini alır ve şov başlar. Fakat burada fast food değil aslında sağlıklı olduklarını sandığımız diyet ürünler, meyveli yoğurtlar, yağsız gıdalar, taze sıkılmış meyve suları vs gibi gizli şeker içeren gıdalar ile beslenip her gün egzersiz yaparak 60 gün geçirecektir. Sonuçsa korkunçtur... Şekerin ruh hali üzerine dahi olan etkisini çok net bir şekilde açıklandığı film eğlenceli bir kliple sonlanır.

Modern Mucizeler "Fast Food"


Modern Mucizeler "Fast Food"
Gıda sanayisine farklı bir bakış açısı ile ele alır.  Otomotiv sektöründen etkileşimle gelişen bu sektörün handikaplardan bahsedilir. Çoğu ürünün tarladan fabrikasyon aşamasına dek geçirdiği evrim anlatılır.

Fast Food Nation "Köftelerde dışkı var"


Fast Food Nation "Köftelerde dışkı var"
  • Bir üniversitede yapılan çalışmalarda bir firmaya ait köfteler de aslında bağırsak florası ve dışkıda bulunan kolifrom grubu bakterilerinden e.coli bakterisinin tespit edilmesi üzerine büyük patron bu işin aslını araştırması için bir elemanını görevlendirir. Bir taşla birkaç kuş vurmak hedeflenerek köftelerin üretim süreci incelenirken göçmen işçilerin sorunlarına da bolca yer verilir. Verilen sosyal mesajların daha etkin olması için ünlü isimlerinde yer aldığı filmde can alıcı sahne  çevreci gençlerin sığırları kurtarmaya çalıştıkları andır. Modern toplumun robotlaştırdığı hayvancıkları görürüz.
oğluşuma not; az abur cubur bol bol kuruyemiş

7 Aralık 2015 Pazartesi

Burası Surwiwor Surwiwor!!!!!
          Benim en çok sevdiğim yarışmadır Surwiwor millet başlar yok efendim onlara yemek weriolar-wersinler genede yarışlar çok zorlu koşullar zor, hem adamlar sporcu farketmez ki say ki maç seğrediosun sonra yok acun sizi hipnotize edio parayı kırıo-kırsın ewet hakedio bunca insanın ilgisini saatlerce çekebilmek bence başarıdır. Yok efendim wakti öldürüosun-bunu söyleyen de az sonra kitaplığından aldığı kitabını okucak ewet yada opera bileti cebinde bana lafını sokup yola rewan olucak...Kitap okumayı çok severim ewlatcığıma en büyük mirasım kitaplarımdır we fakat Surwiwor ayrııı!!!!! Neden mii? Beni en çok çeken konulardan biri insanların içindeki wahşet dürtüsünü konu alıo. (Freud amca herkesin şiddet güdüsü ile doğduğunu söylüo bencede çook doğru) İçinde yaşadığımız toplumda kabul görmek için wahşiliğimizi baskı altına alırız ama bu wahşet ilk fırsatını bulduğu an çıkar gün yüzüne cinayetler, sawaşlar ws. Surwiwor bunu en masumundan çıkarıo ortaya açlık, zor koşullar,özlem insanları hem psikolojik hem fiziksel olarak çökertiyo işte o zaman uygarlığın baskısı ile mi iyi yoksa özleri mi anlaşılır...Ben inanıyorum ki çewremizde iyi gibi görünen ama eline herhangi bir güç geçtiğinde kolayca zorbalaşabilecek henüz kötü olma fırsatı olmamış insanlar war.
           Bu obsesyonunma en iyi örnek gene bi romandan William Goldingin kaleminden Mina Urganın muzaam çewirisi we bi okadar muazzam son sözü ile Sineklerin Tanrısı. Tamam Golding 2. dünya sawaşını görür, insanların nasıl birbirlerine zarar wererebileceklerini we bu ruh haliyle yazar bu yüzden biraz karanlık gibi gelse de gerçekler bazen acıdır. Bir alegoridir İngizlizlerin Şeytanın Kutsal Kitabında Beelbubda şeytanın ibranicesi Sineklerin Tanrısıdır kitap adını buradan alır. 3.dünya sawaşı kapitalistler we sosyalistler arasında başlamıştır bir grup çocuk uçakla atom bombalarından kaçırılırken hawa saldırısı olur we 6-12 yaş arası çocuklar ıssız bir mercan adasına düşer we dıdıds dıs dıdıs macera başlar. Bu adada ilk başalarda aklı selim Ralph, zeka küpü ama tontiş domuzcuk, iyilik abidesi Simon, ruhunda kötü yanlar ağır basan Jack we aboow bu ne fecur welet şeytan sanki dedirten ( ki Mina Urgnaın son sözünde şeytanı temsil ettiği çıkıcaktır) Roger. Diğer çocuklar çok da kayda değer rolllerde bulunmazlar neyse kitabı burda anlatıp büyüyü bozmayayım. Çocuklar ada da giderek wahşileşir hatta jack ilkel kabilelerde ki insanlar gibi dawranır ritüeller, danslar, boyalar falan başta aw merakı ile kendini belli eder. İlkin bi canlıya kıyamayan çocuk ilk awladığı domuzla dökülen ilk kan damlasıyla saldırganlaşırruhundaki faşist çıkar ortaya  demokrasi ile seçilen sağ duyuyu temsil eden Ralphi dewirir, we her faşo gibi kenidinden farklı düşünen ama bunu söylemekten geri durmayan aklı, aydın insanı temsil eden domuzcuğu düşman seçer. Olay bianda homoerectusa dönen ilkeller ile 'uygarlığın baskısı' ile deilde iyiliği, wicdanı, medeniyeti içselleştirmiş homo sapiensin çatışmasına döner. Bu kitap için en ağır eleştiri kahramanların çocuk olmasıdır fakat  çocuklar gerçek hayatta da çok acımaz olabiliolar maalesef birbirlerine karşı ki bence karakterlerinin oluşum aşamasında ciddiye alınması gereken dawranışlar. Neyse lafı uzatmanın asıl konudan uzaklaşmaktan başka etkisi yok kitap insanların bi çoğunun saldırganlaşması medeniyetle törpülense de yok olmadığını anlatıyor aslolan iyiliği özümsemiş dürüst en önmlisi huzurlu bireyler yetiştirmek... Çünkü kitapta İsayı da temsil eden sanki onun çarmıha gerilişini hatırlatır gibi hunharca öldürülen Simonunda keşfi gibi gerçekte canawarlar yok hepsi bizlerin içinde..We bence wurucu son her şey bittiğinde kimimiz yaptıklarımızdan utanıcaz we susucaz kimimizinse wicdanı hür olucak!
           Oğluşuma not; ben bu kitabı okurken sen portakal ağacında çicekdin ama ben hep bir oğlum olursa Ralph gibi wicdan sahibi olsun istedim, şekilci olma, mantığın tek rehberin olsun...

4 Aralık 2015 Cuma

Bir ben wardır benü benden içerüüü....
     Ewet bir ben daha war benden içeri benden ziyade.... Sakın suufistike anlamalar yüklenmeye bildiğin iç sesimden bahsediyorum. Hiç mi susmaz, hiç mi durulmaz bildiğin uyuz! Ewet bende yapı itibariyle alayına isyan herşeye muhalefet bi tipim canım sağolsun gıcığımdır da, iç sesim bambaşka .. Herşeye mi cewabı olur, her şeyde mi fikri olur. Tamam bazen çok mantıklı yer yer komik oluyor itiraf.net.Misal herkesin çewresinde herşeye bıdı bıdı eden menapoz teyzişkolar wardır ota boka karışan her bişeyin en iyisin bilen işte onlara hehe deyip geçeyim derken iç sesim kendi kendine küfür dağarcığıa yeni tabirler eklemekle meşgul oluyor. Yok aslında yapım gereği hayatta kolay kolay hiç bişeyi es geçmem kimseyi hafife almam her söylenene karşı bi fikrim warsa ifade ederim bilip görüp olmamış gibi yaşayamayanlardanım. We hatta aman nese ne cewap wericem diyenleri hafiften iki yüzlü we insanların akıllarını küçümseyecek cüreti kendilerinde bulacak kadar ukala bulurum.Bu ne kibir ki hacı neyse..
Anne olduğunuzda sizi her anlamda eleştiren satır aralarında kendini öwen insanlar bir anda mantar gibi türüyor geometrik olarak sayıları artıyor.
  -efendicağızıma söleyim çalışmaya başladığınız da sürekli süt sağmaya başlarsınız we ay çok mu az mı yetti mi yetecek mi ben yokken soruları kafamda tamtam dansı yaparken çıkıp biri ben bi sağımda 300cc süt sağardım der o zaman iç ses de ona der ki- ah be teyze senin ırk neydi holstein, simental şahsen benim bu kadar sütüm olsa pastörize eder tetrapak kutularda iç piyasaya sürerim yazık etmişsin.
  -yok benim oğlumun kolları boğum boğumdu -ooh ne güzel obez miydi yada bilmeden bi yarışa girdik te benim mi haberim yok ideal kilo aralığında benim paşamda dr teşhisidir.
 -adetimdir hawa az biraz çıkmaya uygunsa rüzgarlı deilse alırım oğluşumu wururum yollara akwaryumda baliik deil ne de olsa temiz hawa alıcak. Arabasında montu- şapkası- battaniyesi arabasının tentesi kapalıyken bebişim etrafı süzerken yanımdan geçerken hiç tanımadığım tanımak istemediğim tanısamda kesin görmezden geleceğim fecur karakter (tanımadığı bir insanı bile alalenen kırıcak biri pek de lazım deil) cıkcık bebeği üşütecek die kınayarak geçen teyze buda sana gelsin- ne yahu Sibirya da yaşıoruz da ben mi bilmiorum yada kobay faresi mi benim oğlum kafesinden çıkmıcak!!!  kar yağsın çıkarıp kara da  atıcam yuwarlansın enikler gibi, ılık bi bahar yağmurunda çıkarıp ıslatıcamda sucuk gibi olsun oooh... Doğadan, doğadan gelen hiç bir olaydan kaçmasın sewsin, dünyasına dost olsun. 
  Çok mu atarlı bi yazı oldu, olsun içten gelimsel dışa wurumsal.. 
Anuşka olduktan sonra anladım ki her ewlatcık ayrı her anne ayrı herkesin kendi hayalleri war çocuğu üzerinde rahat bırakmak lazım. Ebebeyn olmamın kalıbı,şekli kuralı yook...(değil ki bebeklerin sağlık we psikolojik olarak etkilenecekleri faaliyetlerde bulunalım bunlar kabul edilemez) yeter ki iyi insan olmayı öğretelim sıpalarımıza bizim toplum olarak  iyi insanlara, merhametli insanlara ihtiyacımız war. 
         Oğluşuma not;umarım merhametli, insanları, haywanları we doğayı sewen hayllerinin peşinde koşabilecek kadar cesur we mutlu bi insan olursun can kuşum.... We ne olursun unutma dünya insanlara deil insanlar dünyaya aittir..

1 Aralık 2015 Salı


Haa Secret!!!!!

      Bunca yıllık ömrümde kişisel gelişim kitaplarına we cdlerine ayırdığım bütçeyi sermaye yapsaydım peşin satan ikonunun wücut bulmuş hali olur, çakralarımı açmak için harcadığım enerjiyi trafoya bağlasam 1 yıl elektiriğe para wermezdim. Neyse efendim her ne olursa olsun ben umudunu kaybetmeyenlerdenim. Bikaç ayda bir bundan sonra ki hayatımda bolluk we bereket enerjisi benimle die bıdı bıdı başlarım bikaç güne ooof ne yaa derim (sebatsızım anacım ewren ne yapsın ) we hiç bişi değişmez...we işte kaçınılmaz olarak şimdi gene yine yeniden başlıyorum... 

      Bir anne olarak gelecekte bir gün dönüp baktığımda ewlatcığıma  yol gösterebilecek bir ışık olayım adına başlıyorum. Weeee 2016 yılı benim ışık, melekler, sırlar we daha neler neler benimle... Bundan sonraki hayatımın ilk gününde işe geçmişteki yarım bıraktığım işleri tamamlamakla başlıyorum!Kafam rahat olsun ki yeni fikirlere yer açılsın eskiyi at ki yenisi gelsin hesabı gereksiz olandan kurtul enerji akışı kolaylaşsın beynin feng shuisibi newi..
    
     

29 Kasım 2015 Pazar

Anne olmak

Anne olmak nedir? 

Acaba nedir? nedir? goygoy bitarafa anne olmak asla yapmam dediğin herşeye one ki nasıl olaki denesek mi yaw demek, sürekli bi değişim,hatta dönüşüm ewrim gibi bişidir...Hamilelikle başlayan bu süreç önce her şeyi mükemmel yapıcam çabasıyla başlayıp mükemmel anne yoktur deyip salma eylemine dönüşür. Misal ben yapı itibari ile mezhebi geniş yaratılmışım nasıl mı her yer dağınık mı, daha yemek mi yok, neee ütüde dağ gibi mi amaan koy dötüne rahwan gitsin aç kitabını oku nasılsa iş bitmez hayat kısa felsefesine sahip idim.Derkeeen bi anda atom karıncaya dönüştüm.Analık yolunda ilk zamanlar da kendini yok etmek bi sufinin egosunu, nefsini yok etmesi gibi hunharca bi durum söz konusu. Ben anneyim neymiş uyku, banyo, yemek we bilimium insani ihtiyaç, kusmuklu pijamalar formam, şıngırdayan oyuncaklar silahım, ninniiler marşımdır analık bu dawaya gönül wermek demek bunları gerektirir. Sal kiloları, kaydır tipi taaaa ki 4 aylık oğlunun güzel bakımlı kadınları dikkatle süzüp ,onlara cilwelendiğini görene dek... Ewet dedim ya yapı itibariyle yok ewim çamaşır suyu koksun mütemadiyen diyen bi tip olmadığım gibi kokoş olayım şıkırşıkır gezeyim kafasına da sahip değildim hayatta önceliği hep daha çok bilgi, daha fazla deneyim olan bu uğurda çok da şekle takılmayan bi insandım. Lakin iş oğluşuma gelirse durum değişir hiç bir erkek beni değiştiremez derken sanırım küçüçük bi adam bunu öğle de güzel yapıyor ki... Çocuğumun her anlamda rol model olarak gördüğü kadın ben olmak isterim, ilk aşkı olmak bi newi. Şuanda kaynana cenaplarının oğullarını neden kıskandığını anlamaya başladım bi aydınlanma yaşıoorum resmen an itibariyle!!! Neyse efendim ewlat dediğin garip şey istiyorsun ki oda senin ona taptığın gibi sewsin hayran olsun sana.. Yok efendim anaysan o saç süpürge olacak ewet kesinlikle olsunda oluyarda lakin ewlat dediğin de karşısında kendine bakan, ne istediğini bilen kendi hayatı olan  ebebeyn istiyor - sanırım en sağlıklısı da bu-ki saygı duysun feyz alsın. yıllar sonra çocuğuna örnek olmak şöle dursun tek derdi ona hayatı kolaylaştırıorum derken aslında kendi ayakları üstünde durmasına engel olup bide üstüne çıkan sonuçtan memnunsuz ben kendimi heba ettim die bıdı bıdı etmemek gerek...
Ewlat candır, canandır ama annede insandır, kadındır, bireydir hayalleri,umutları, tutkuları wardır oda sewmek, sewilmek,başarmak ister. Canım yawrum ileride konuşmalarında benden daha çok örnek wer  diye şimdiye dek olmadığım kadar enerjik asılıcam hayata bu yolda uykusuzluktan helak olduğumda muhtaç olduğum kudret o hayran bakışını atarken ki gülüşünde ki cilwendedir.